Kırkçeşme Su Tesisleri
Küçük bir koloni olarak kurulmuş iken sahil yerleşimi olmanın kazandırdığı avantajlar İstanbul’un hızla zengin ve mamur bir şehir olarak gelişmesini sağlamıştır.
Üstün şehirsel ve mimari özelliklerine rağmen tarihi boyunca İstanbul’da pek çok sorun da yaşanmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman devrinde başşehir İstanbul’un nüfusunun hızla artması sebebiyle, önce yapılmış olan isalelerin suları kâfi gelmemiş su sıkıntısı baş göstermiştir.
Bu sebeple Belgrat Ormanlarından su getirilmesine karar verilmiştir.
İstanbul’daki tarihi su yapılarının en mükemmelleri ise elbette Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.
Maliyeti bakımından en büyük olan bu eser, Kırkçeşmeler adıyla anılır ve İstanbul Su Şebekesi’nin bir bölümüdür. Bu şebekenin bölümlerinin büyük bir kısmı Eyüp sınırları içerisindedir ve Eyüp semti ile surlar içerisindeki bölgenin daha alçakta olan yerlerini besler.
Kırkçeşme’nin yapımına 1554 yılında başlanmıştır. 1563 yılında tamamlanan bu büyük eserin maliyeti, o zamanın parasıyla 50 milyon akçeyi geçmiştir.
Taşıma, dağıtma, depolama, baraj (bent), maksem, çeşme, kemer ve sarnıçlar Kırkçeşme Su Tesisleri’nin bölümleridir.
Kırkçeşme’de 300’den fazla çeşme Mimar Sinan zamanında yapılmış, daha sonra 590’ı bulan çeşmelerle İstanbul halkına su dağıtılmıştır.
İsale hattı, dağıtım tertibatı, şehir şebekesi ve teknik mükemmelliği ile dünyada eşine rastlanmayan bu eser 450 yıldan beri sürekli çalışmakta ve halen de şehrin bir bölümüne su vermektedir.
Kırkçeşme Su Tesislerinde irili ufaklı 33 adet su kemeri yapılmıştır. Bunların çoğu küçük ve bir gözlüdür. Beş tanesi ise abide yapılardandır.
Kovukkemer, Paşa Kemeri, Uzunkemer, Mağlova Kemeri, Gücelcekemer.
Tesislerde dört adet bent bulunmaktadır.
Karanlıkbent,Büyükbent (Belgratbend),Kirazlıbent,Ayvad Bendi.






